Büyüme Hormonu Hakkındaki Gerçekler

Büyüme Hormonu Hakkındaki Gerçekler

Büyüme Hormonu Hakkındaki Gerçekler

Yazımıza öncelikle büyüme hormonu (Growth Hormone) nedir sorusuna cevap vererek başlayalım: Vücudumuz için çok önemli olan GH endokrin sistemimizde bulunan hipofiz bezi tarafından üretilen, kemik ve kaslarımızın düzenli büyümesini sağlayan hormondur.

Çocuklar için önemli olduğu kadar büyüklerin de ihtiyaç duyduğu GH hormonu; çocuklarda büyümeyi harekete geçirir, yetişkinlerde ise metabolizmayı dengeler. 21 ile 31 yaşları arasında %14 oranında düşme ile görevine devam eden hormon, elbette doğal yollarla tetiklenerek çalışması az da olsa yükseltilebilir.

Geceleri biz uyurken saat 23.00 ve 03.00 arasında aktifleşen GH hormonu kan dolaşımına karışarak, vücudumuzda bulunan belirli büyüme hücrelerine yapışıyor. Sadece boy uzamaya değil, beyin gelişimine ve zararlı yağ yakmaya da faydası olan GH, ana etkileşim olarak kemik, kıkırdak ve kas gelişimine katkı sağlıyor.

GH hormonunun altın çağı olarak çocukluk ve ergenlik gösterilirken tüm yaşamımız boyunca etkisi azalsa dahi bu hormon sayesinde vücudumuz bir nevi kendini yeniler.

GH eksikliğinin belirtileri

Çocuklarda GH eksikliğinin ilk belirtisi büyüme bozukluğudur. Boy kısalığı ve geciken ergenlikle kendini gösteren büyüme bozukluğunun tedavisi için doktora başvurmakta fayda vardır.

Ergenlik sonrası gelişen GH eksikliğini net olarak tanımlamak zordur. Belirtileri çocuklardaki kadar belirgin olmadığı için sık sık doktor kontrolüne giderek hormonu izlem altına almakta yarar vardır. Halsizlik ve kemik zayıflaması başlıca belirtiler arasında sayılabilir. Yetişkinler için GH hormonun bir diğer önemi ise yaşlılığı geciktirmesidir ki, bu açıdan bakınca GH yetişkinlerde hayati bir öneme sahiptir.

Ergenlik sonrası GH hormonunu düzenli seviyede tutmanın yolları

Düzenli aralıklarla sağlıklı beslenme, bilinçli egzersiz ve hormonu tetikleyen saat dilimine tekabül eden uyuma düzeni GH için önemlidir. Hormonun üretimini tetikleyen başka etkenler de olsa, en önemlisi düzenli uyku ve bilinçli egzersizdir. Ki bu bağlamda, düzenli uyku ve bilinçli egzersiz ile vücutta oluşan birçok deformasyonu da tedavi etme imkanımız vardır. GH hormonunun doğal yollarla arttırılması için uyku kadar önemli olan egzersizlere dikkat etmek ve bilinçli bir şekilde belirli periyodlarda yapmak gerekir. Bilinçsiz yapılan egzersizler hormonu tetiklemeyeceği gibi farklı sıkıntılar da oluşturabilir.

Etkenleri detaylandırmak gerekirse;

Uyku sıranın başını alarak, en önemli büyüme hormonu etkileyicisi olarak kabul edilir. Özellikle gece 23.00  ve 03.00 arasındaki uyku dilimi ile öğle 12.00 ve 13.00 arasındaki uyku dilimi çok önemlidir.

Sağlıklı beslenme ise ikinci sıraya yerleşen etkendir. Açlık tam bir büyüme hormonu düşmanıdır. Yani GH’nin en büyük belası kan şekeridir. Kanda yüksek oranda kan şekeri bulunursa GH kendini salgılayamaz ve büyümeyi etkiler. Tıka basa beslenmek ve yoğun derecede şekerli yiyecek tüketmek kan şekerini yükselterek GH hormonunu zayıflatır.

Gelişim, kemik uzaması ve kas yoğunluğu için dengeli beslenme sağlıklıdır. Boy uzaması için kemik gelişiminin sağlıklı olması çok önemlidir. Kemiklerin gelişimi için de kıkırdakların güçlenmesi kemikleşmesi gerekir. D vitamini ve kalsiyum bu açıdan çok önemlidir. Tüm et ürünlerinin (kırmızı, beyaz, balık eti) düzenli tüketimi ile kas gelişimi sağlıklı bir şekilde işleyerek büyümeyi yani uzamayı destekler.

Özetle, vücudun ihtiyaç duyduğu tüm vitamin ve mineralleri düzenli bir şekilde alması gerekir. Almalıdır ki, GH ergenlik ve sonrasında çalışmasını devam ettirerek yaşamımız boyunca vücudumuza destek olarak sağlıklı bir yaşam sürdürmemizi sağlayabilsin.

Proteinlerin yapı taşı olan arginin, lizin ve ornitin gibi aminoasitler büyüme hormonu salgılanmasını tetikler. Bu bağlamda arginin için; süt, süt ürünleri, peynir altı suyu, sığır eti, tavuk, hindi, bıldırcın eti, ıstakoz, somon, karides, tuna balığı, çikolata, harnup, yer fıstığı, badem, ceviz, hindistancevizi, yulaf, buğday, soya fasulyesi tüketimine ağırlık verilmelidir. Lizin için ise; peynir, yumurta, balık, fasulye, süt, patates, kırmızı et ve soya tüketimine ağırlık verilmelidir. Ornitin ise; kırmızı ve beyaz et, süt ev süt ürünlerinin yanı sıra yumurtada da ağırlıklı olarak yer alır.

Benzer Konular:

Read More